Dudak Dolgusu

Dudak Dolgusu
İnsanların, dış faktörlerden çok kendi ihtiyaçları ile motive olduğunu öne süren Amerikalı psikolog Abraham Maslow’un; fiziksel, güvenlik, sosyal, değer verilme / saygınlık ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarından oluşan, belli bir hiyerarşi içerisinde birbiriyle bağıntılı olan beş temel ihtiyaç belirlediği bilinmektedir (Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi).

Aslında Maslow, bu ihtiyaçların dışında bilişsel ve estetik ihtiyaçlar şeklinde iki ayrı temel ihtiyaç daha belirlemiştir. Ancak bu iki ihtiyaç, sonraki bilim insanları tarafından, hiyerarşik ihtiyaçlar içinde en tepede olan, kendini gerçekleştirme ihtiyacı kapsamında değerlendirilmiştir.

Dudak Dolgusu
Kendini gerçekleştirme ihtiyacı; kişinin, kendisine ait özelliklerini, yeteneklerini geliştirme ve kanıtlama isteği duymasıdır. Aslında, “Hayatta başarmak ve elde etmek istediğin nedir? Seni sen yapan nedir?” sorularının cevabıdır.

Kendini gerçekleştirme ihtiyacını karşılamak için her insanı motive eden farklı istekler ve hedefler olsa da, güzelleşme ve güzel görünme isteği, farklı düzeyde bulunmasına rağmen her insanda bulunan temel bir istektir. Doğuştan güzel bir yüze ve vücuda, bu güzelliği görünür kılacak çevresel ve ekonomik imkânlara sahip insanlar, bu noktada şanslıdırlar ve hayata bir adım önde başlarlar. Ancak günümüzde, doğuştan güzelliğe sahip olmayan ya da sahip olduğu güzelliği kaybeden insanlar için çözüm olanakları oldukça fazladır.

Güzel görünmenin anahtarı, yüz güzelliğidir. Güzel yüz; doğru, anlamlı, dengeli ve uyumlu bir şekilde bir araya gelmiş biçim, orantı ve renklerin oluşturduğu bir bütündür. Yüz güzelliğini biçim ve orantı yönünden etkileyen en önemli yapılardan biri de şüphesiz dudaklardır. Özellikle burun ucu ve çene ile birlikte yüzün odak noktasını oluştururlar, yüz dengesinin ve yüz simetrisinin oluşmasında önemli katkıda bulunurlar.

İnsanların bir kısmı doğumdan itibaren; doğal, iyi şekillenmiş, dolgun, güzel görünen ve yüz ile uyumlu dudaklara sahip olurken, bir kısmı da ince ve biçimsiz, yüze oranla küçük ya da büyük dudaklara sahiptirler. Bununla birlikte güzel dudaklara sahip olanlar da zamanla veya bazı nedenlerle incelme ve şeklin bozulması problemleriyle karşı karşıya kalabilmektedirler. Ancak gelişen teknolojiye paralel olarak ilerleme kaydeden estetik uygulamaları sayesinde, istenilen dolgun ve estetik dudak yapısına sahip olmak oldukça basit ve güvenli bir hâle gelmiştir. Özellikle ince dudaklara hacim kazandırma ve dolgunlaştırma, dudak çizgilerinin belirginleştirilmesi ve dudaklar arasındaki estetik orantının sağlanması maksadıyla yapılan Dudak Dolgusu uygulaması ile biçimsiz dudak yapısı bir problem olmaktan çıkmıştır. Artık önemli olan nasıl bir dudağa sahip olmak istendiğine dair karar verebilmektir.

Güzellik kavramı göreceli, kişiden kişiye değişen bir kavram olsa da; bir dudağın güzel olarak kabul edilebilmesi için genel kabul gören bazı kriterler bulunmaktadır:

Yüze ön taraftan bakıldığında alt dudağın, üst dudağa göre iki kat kalınlıkta olması,
(Kadınlarda) yüze yan taraftan bakıldığında üst dudağın, alt dudaktan 2 mm. geride olması,
Dudakların, burun ucu ile çene ucu hizasının gerisinde olması,
Dudak toplam hacminin yüzün tamamına uyumlu ve orantılı olması, yüzey alanının yüzün alt kısmının üçte birinden fazla olmaması,
Dudak konturunun bütün olması,
Gülerken diş etleri görünmeyecek kadar dolgun olması ve dolgunluğun dudak ortasında fazlalaşması,
Üst dudak kıvrımı / çizgisi (eros yayı) ile üst dudak üst orta kısmında bulunan boşluğun (philtrum) kenar çizgilerinin belirgin olması.
Dudak Dolgusu Nasıl Yapılır?
Dudak dolgusu; alanında uzman ve deri altı dolgu uygulamalarında deneyimli kişiler tarafından yapılması gereken ağrısız bir müdahaledir. Öncelikle hastanın şikâyet ve talepleri göz önünde bulundurularak uygulama planı yapılır.

Hamileler, bebek emzirenler, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, kronik cilt problemi olanlar uygulama öncesinde doktoru mutlaka bilgilendirmelidirler.

Uygulamaya öncesinde dolgu yapılacak bölge işaretlenir, anestezik jel ve krem yardımıyla lokal anestezi yapılır. Daha sonra ince uçlu iğneler yardımıyla, dolgu malzemesi planlanan bölgeye enjekte edilir.

Dudak dolgusunda sıklıkla; vücudumuzda doğal olarak bulunan, birçok kozmetik üründe de kullanılan bir bileşik olan Hyaluronik Asit (HA) ve türevleri kullanılmaktadır. Neredeyse kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutabilen bu moleküler bileşik, cildin ihtiyacı olan nemi dengede tutmaktadır. Vücudun doğal yapısında bulunması, cildi nemlendirmesi, hücresel yenilenme sağlaması ve alerji ya da başka bir yan etkiye sebep olma olasılığının çok düşük olması nedeniyle genellikle bu madde tercih edilmektedir.

Kullanılan bir başka yöntem ise, kişinin kendi vücudundan ve kök hücreden elde edilerek hazırlanan zengin yağın (otolog yağ) bölgeye nakledilerek enjeksiyonudur. Kullanılan doku hastanın kendisine ait olduğundan doğaldır ve alerjik etki göstermez, uyumsuzluk yaşanmaz, herhangi bir hastalık bulaşması söz konusu olmaz. Transfer edilen doku canlı doku olduğundan, dolgu etkisi yüksektir. Maliyeti düşüktür ve tekrarlanabilme özelliğine sahiptir. Ancak yağ alımı ayrı bir müdahale gerektirdiğinden çok fazla tercih edilmemektedir.

Dolgu uygulamalarında bu iki dolgu malzemesinden farklı olarak Restylan, Kalsiyum Hidroksilapatit, Biyobozunur Polimer gibi suni üretimle elde edilen maddeler ve kolajen de kullanılmaktadır. Önemli olan kullanılan dolgu maddelerinin, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış ürünler olmasıdır.

Dudak dolgusu uygulaması en fazla yarım saat içerisinde tamamlanır ve hasta normal hayatına devam eder. Yaklaşık bir hafta içerisinde arzu edilen görüntü oluşur. Bu süre içerisinde enjeksiyon bölgesinde geçici olarak hafif kızarıklıklar ve şişlik görülebilir.

Uygulamadan sonra en az iki saat süreyle bir şey yenilip içilmemelidir. İlk bir hafta aşırı sıcak ortamlardan ve çok sıcak banyo yapmaktan kaçınılmalı, E vitamini içeren besinlerden uzak durulmalıdır.

Dudak dolgusunun etkisi geçicidir ve 6 ila 12 ay arasında sürmektedir. İstenildiğinde, tekrar uygulaması yapılabilmektedir. Kullanılan dolgu maddeleri, deri içerisinde etki ömürleri sona erdiğinde kendiliğinden kaybolmaktadırlar. Bu nedenle kalıcı bir etki bırakmazlar.

Çok ince dudakları olan kişilerde, dudakların aniden kalınlaştırılması bazı problemlere neden olabilmektedir. Bu kişilerde, uygulamanın birkaç ay içerisinde farklı seanslarla kademeli olarak yapılması daha uygun olmaktadır.

Dudaklarınızın görüntüsünden memnun değilseniz ve dolgu yaptırarak daha güzel bir görünüme sahip olmak istiyorsanız; iletişim bilgilerimizi kullanarak bize ulaşabilir; özel talep ve ihtiyaçlarınızı ön planda tutan merkezimizde tedavi olabilir, daha detaylı bilgi alabilirsiniz.